FIKRA VE TEKERLEMELER

FIKRALAR


YAZI - TURA

Bir matematik öğrencisi finale çalışamamıştır ve sınava girdiğinde bakar ki sorular doğru/yanlış tipinde. Ne yapacağı bellidir. 
Çıkarır bir bozuk para ve yazı-tura atarak imtihanı cevaplandırmaya başlar. 
Gözetmen de bir yandan takip etmektedir onu. 
Bu şekilde iki saat geçer. Herkes sınıfı terk etmiştir fakat o hala yazı tura atmaktadır. 

Gözetmen dayanamaz ve gelip sorar:
- Sınava çalışmadığın ortada. Kitapçığı bile açmadın ve yazı-tura atarak cevaplandırıyorsun.
Peki seni bu kadar uzun süre meşgul eden nedir?
Öğrenci hiç istifini bozmaz ve bozuk parayı fırlatmaya devam eder:
- Ssst, cevapları kontrol ediyorum.

MATEMATİK FİNALİ

4 tane üniversite öğrencisi, uyanamadıkları için matematik finaline geç kalırlar ve okula gidince hocaya arabalarının lastiğinin patladığını söylerler… 

Hoca ilk başta inanmaz ama öğrencilerinin yalvarmalarına dayanamayarak, onları 3 gün sonra sınav yapacağını söyler.

Sınav günü gelince hoca, 4 öğrencinin hepsini boş bir salonun ayrı ayrı köşelerine oturtur. 

Sınav geçme sistemi şöyledir: 100 üzerinden 50 puan alan herkes sınavı geçebilir. 

Hocanın hazırladığı sınavda ise ön sayfada 10′arpuanlık 4 tane basit matematik sorusu vardır. 

Bunları kolayca çözerlerArka sayfada ise 60 puanlık 1 soru vardır: “Hangi lastik patladı?

MATEMATİKÇİ

Balonla seyahat etmekte olan bir grup yolunu kaybeder ve biraz alçalarak aşağıdaki kişiye yaklaşırlar.
İçlerinden biri aşağıya bağırır:
- Heyyy!.. Şu anda nerdeyiz?..
Aşağıdaki şahıs onlara söyle bir bakar ve biraz düşünüp dalgın dalgın cevap verir:
- Bir balonun içinde ve oldukça alçaktasınız...
Balondaki adam doğrulur ve arkadaşlarına:
- Biliyor musunuz bu adam matematikçi? Der. Bunun üzerine balondaki diğer şahıslar bunu nereden anladığını sorduklarında söyle yanıtlar:
- Birincisi, çok düşündü, ikincisi söylediği şey kesin olarak doğru... Üçüncüsü, bir ise yaramıyor... 

MATEMATİK

İki Matematikçi, aralarında mesleklerinin ne kadar önemli olduğunu konuşuyorlar. Sonra içlerinden biri diğerine dert yanıyor:

“Ah azizim ah! Matematiğe yeterince önem verilmiyor Aslında konuya devlet el atmalı ve Matematik bilmeyenlerden vergi toplanmalı.

Diğeri cevap veriyor:“Sayısal Loto da bu ise yarıyor zaten”.



ÜÇGENİN TANIMI

İlkokulda, matematik dersinde öğretmen üçgenin alanını, çocuklara şu şekilde öğretmiş: Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür. Çocuk bunu güzelce ezberlemiş.
Akşam babası evde sormuş:
- Bu gün okulda ne öğrendiniz?
- Matematik dersinde, bir üç kenarlının alanını öğrendik babacığım.
- Ya öyle mi, peki nasıl öğrendiniz?
- Bir üç kenarlının alanı, yatayımı ile dikleşiminin vuruşumunun, ikiye bölümüdür.
- Yavrum, yanlış öğretmişler size. Doğrusu: Bir üçgenin alanı, tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir.
O sırada, bir yandan gazetesini okuyan, bir yandan da torunuyla oğlunun konuşmasını dinleyen dede,  dayanamayıp söze girmiş :
- İkinizin de tanımı yanlış! Bir müsellesin mesaha-i şathiyesi, kaidesiyle irtifaının hasıl-ı darbının nısfına müsavidir.

 UÇAK YOLCULUĞU

İki matematikçi bir uçak seyahatine başlarlar. Havalandıktan bir saat sonra bir anons duyulur:
- Sayın yolcularımız. Uçağımızın dört motorundan biri arızalanmıştır. Endişe etmeyiniz. Üç motorla uçuşu tamamlayabiliriz. Fakat beş saat sürecek yolculuğumuz yedi saate uzamıştır. Yola devam ederler. Kısa bir süre sonra yeni bir anons duyulur:
- Sayın yolcularımız. Uçağımızın sağlam olan üç motorundan biri arızalanmıştır. Endişe etmeyiniz. İki motorla uçuşu tamamlayabiliriz. Fakat yolculuğumuz on saate uzamıştır.
Derken az bir vakit sonra üçüncü anons:
- Sayın yolcularımız. Motorlarımızdan biri daha arızalanmıştır. Fakat paniğe kapılmayınız. Tek motorla da uçuşu tamamlayabiliriz. Ancak yolculuğumuz on sekiz saate uzamıştır. Bu son anons üzerine matematikçilerden biri söyle der:
- Umarım bu son motor da arızalanmaz. Yoksa sonsuza kadar burada kalacağız.

NAZİ KAMPI

Hitler bürgün kamplardan birini ziyaret ederken oradaki tutuklulardan birine sorar:
- 5, 3 daha kaç eder?
Mahkum 6 diye cevap verdiğinde yanındaki kurmaya döner ve kızgın bir ses tonuyla:
- Ne biçim toplama kampı bu? diye azarlar.


DENEY

Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir kimyacıyı bir ay süreliğine ayrı ayrı odalara kapatmışlar. Odalarda kilitli bir buzdolabı ve çeşitli araç gereç varmış. Bir ay sonunda odaların kapılarını açıp bakmışlar. Fizikçi mekanik bir makine yaparak buzdolabının kapısını kırmış ve karnını doyurmuş. Kimyacı çeşitli elementleri karıştırarak bir sıvı yapıp buzdolabının kapısını eritmiş. Son olarak matematikçinin odasına girmişler. Matematikçinin kurumuş cesedi duvara dayanmış bir halde yerde kanla şunlar yazılıymış:
- Teorem: Buzdolabını açamazsam ölürüm.
İspat: Buzdolabını açtığımı varsayalım...

 GOLF

Bir rahip, bir doktor ve bir matematikçi golf oynamak maksadıyla golf sahasına gittiklerinde görürler ki saha doludur. Fakat işin enteresan yanı o sırada oyun oynamakta olan yaşlı dört adam oldukça kötü oynamaktadırlar. Sonunda dayanamayıp yetkiliye şikâyet ederler:
- Evet, kabul ediyoruz, sıra onların fakat siz çok iyi bir kulüpsünüz. Bu kadar kötü bir oyunun oynanmasına nasıl seyirci kalabiliyorsunuz...
Bunun üzerine yetkili o kişilerin kulübün ortaklarından olduklarını ve hepsinin kör olduğunu, bu yüzden o kadar kötü oynadıklarını söyleyince papaz pişmanlık ve mahcubiyet içerisinde:
- Ben papazım, lütfen herhangi bir ihtiyaçlarında beni şu kilisede bulsunlar der ve apar topar gider. Doktor aynı şekilde:
- Ben dünyanın en ünlü göz doktorlarından biriyim. Herhangi bir şikâyetlerinde onlara yardım etmeyi çok isterim... deyip hemen evine doğru yola koyulur. Matematikçi ise gayet soğukkanlı bir şekilde sorar:
- İyi de niye gece oynamıyorlar?

BOMBA KORKUSU

Devamlı uçak seyahatleri yapan bir işadamının en büyük korkusu uçakta bir bomba bulunmasıydı. Bu korku o kadar karşı konulmaz hale gelir ki, dayanamaz ve bir matematikçiye gelip sorar:
- Bir uçakta bir bomba bulunması ihtimali nedir?
Matematikçi istatistikleri araştırır, ihtimal hesapları yapar ve adama:
- Yüzde bir cevabını verir. Adam hiç beklemediği bu cevap karsısında afallar. Bu ihtimal çok yüksektir. Sıkıntı içerisinde geçen birkaç gün sonrasında aynı matematikçiye gelerek:
- Peki, bir uçakta iki bomba bulunması ihtimali nedir? diye sorar. Matematikçi:
- On binde bir... cevabını verdiğinde rahatlayan adam daha sonra uçağa ne zaman binse çantasında bir bomba bulundurur...


MESLEK SEÇİ

İki arkadaş hangi mesleği seçmeleri gerektiğine bir türlü karar veremezler ve bir danışmana giderler. 

Danışman bunların problem çözme yeteneklerinin oldukça iyi olduğunu fark eder ve söyle bir deney yapar: İçinde bir gaz ocağı, bir masa ve masanın üstünde bir çaydanlık bulunan iki ayrı odaya onları sokar ve suyu kaynatmalarını ister. 

İki adam da aynı şekilde masanın üstünden çaydanlığı alıp ocağa koyar ve ocağı yakar. Danışman daha sonra onları aynı şekildeki iki ayrı odaya sokar fakat bu sefer çaydanlıklar masanın üstünde değil, yerdedir. İki arkadaştan biri çaydanlığı yerden alır, ocağa koyar ve ocağı yakar. Danışman ona mühendis olmasını, çünkü her problemi ayrıca çözme yeteneğine sahip olduğunu söyler. Diğer şahıs ise çaydanlığı önce masanın üstüne koyar, daha sonra masanın üstünden alıp ocağa koyar ve ocağı yakar. 

Danışman ona ise matematikçi olmasını, çünkü problemi daha önce çözülmüş bir probleme indirgediğini söyler.

 ÇİFTE OLUMLAMA

Ünlü bir filozof dilbilim üzerine bir konuşma yapıyordu. Çifte olumsuzlamanın bazı dillerde olumlu bir anlamı varken bazılarında olumsuz bir anlam yol açtığını henüz belirtmiş ve fakat çifte olumlamanın hiçbir dilde olumsuz bir anlam ortaya çıkartmadığını anlatmaya başlamıştı ki arkalardan onu dinlemeye gelmiş ünlü bir matematikçinin sesi duyulur:
- Tabi, tabi!


İSKOÇ KOYUNLARI

Bir mühendis, bir fizikçi ve bir matematikçi İskoçya'da trenin penceresinden bakarken siyah bir koyun görürler.
Mühendis hemen atılır:
- İskoçya'daki tüm koyunlar siyah. der.
Fizikçi söze karışır:
- İskoçya'daki bazı koyunlar siyahder ve 
Matematikçi son noktayı koyar:
- İskoçya'da en az bir tarafı siyah olan en az bir tane koyun vardır.

ASLAN AVI

Bir matematikçi Afrika'da aslan avlamaya çalışmaktadır. Sonunda bir tane aslan görür ve etrafına tel örgü çeker. Daha sonra da şöyle der:
- Burayı dışarısı olarak tanımlıyorum.


İDDİA

İki matematikçi aralarında tartışmaktadır. Bunlardan biri aslında matematiği herkesin az-çok bildiğini iddia ederken, diğeri de öyle olmayıp sadece eğitimini almış insanların bildiğini savunmaktadır. Sonunda bu meseleyi tartışarak halledemeyeceklerinin farkına varırlar ve teklifte bulunur herkesin bildiğini iddia eden:
- Şurada bir restoran var. Girelim oraya ve oradaki garson kıza x'in integralini soralım. Kabul ediyor musun? Diğeri hemen kabul eder. Öyle ya, x'in integralini bilen kaç tane garson kız vardır ki? Ne var ki, bu tartışmayı planlamış bulunan diğeri daha önceden garson kıza gidip, ona bir miktar karşılık önererek kendisine sorulacak olan soruya x2/2 cevabı vermesi hususunda anlaşmıştır. Neyse, gelirler restorana ve o kızı görüp yanına gelirler. Kıza:
- Affedersiniz, size bir soru sorabilir miyiz? derler. Kız kabul edince de soruyu sorarlar. Garson kız pek fazla düşünmeden:  x2/2... diye cevap verir. Biri kazanmanın sevinci, biri de kaybetmenin hüznüyle teşekkür ederek ayrılırlarken garson kız arkadan seslenir:
- Bir de... C sabiti var...

PARA ÜSTÜ

Adamın biri kafeye gelir ve bir kola içer. Garson hesabı almaya geldiğinde fiyatı sorar. Kola fiyatının 260lira olduğunu öğrenir ve yirmi altı tane on liralık demir parayı üst üste dizer. Garson tam parayı alacakken, bir vuruşta hepsini yere saçar. Bir şey diyemeyen garson içinden söylene söylene paraları toplamaya başlar. Ertesi gün aynı adam, aynı garsondan bir kola ister. Hesabı öderken aynı şekilde yirmi altı tane on liralık demir parayı üst üste dizer. Garson tam parayı alacakken, yine bir vuruşta hepsini yere saçar. Garson çok sinirlenir fakat bir şey diyemez ve paraları toplamaya başlar.
Bir sonraki gün aynı adam aynı kafeye tekrar gelir ve yine bir kola içer. Fiyatı sorar garsona. Neler olacağını bilen garson bezgin bir şekilde: - 260TL. diye cevap verir. O da ne?.. Adam cebinden bir beş yüz binlik çıkarıp uzatır garsona. Garson büyük bir keyifle yirmi dört tane onluğu üst üste dizer ve tam adam alacakken öncekilerden çok daha kuvvetli bir vuruşla paraları kafenin içine saçar. Adam hiç istifini bozmaz. Cebinden iki tane daha on binlik çıkarıp atar diğer paraların arasına:
- Boş ver... Bir kola daha ver bana...

NASREDDİN HOCA

Nasreddin Hoca bir gün heybe almak için pazara gider. Güzel bir heybe görüp pazarcı ile pazarlık yapar ve 1 akçeye anlaşırlar. Tam oradan ayrılacaktır ki daha güzel bir heybe dikkatini çeker:
                                                                                     
- Kaç akçe şu heybe muhterem?
- 2 akçe hocam.

- Aldım gitti, diyen hoca elindekini bırakır ve onu alıp tam gidecekken pazarcı seslenir:
- Hocam. Bu heybe 2 akçe Sen 1 akçe verdin.

Hoca sinirlenir:
- Bre cahil adam! Sana önce 1 akçe verdim Sonra da 1 akçelik heybe bıraktım! İkisi eder 2 akçe Daha benden neyin parasını istersin!
 

KAÇ KİŞİ VAR?

Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir biyolog bir Kafe’ye oturmuş karşıdaki eve bakarlarken eve iki kişi girdiğini görürler. Bir müddet sonra evden üç kişi çıktığını gördüklerinde olayı şu şekilde yorumlarlar:
Fizikçi: Gözlem hatası yaptım.
Biyolog: İçerde ürediler.
Matematikçi: Eve bir kişi daha girerse içerde hiç kimse kalmayacak.

MECLİSTE

Bir milletvekili bir gün meclis kürsüsünde, kendisine lâf atan vekillere dayanamaz ve: 

“-Bu meclistekilerin yarısı eşektir!” der ve iner kürsüden. 
Bunun üzerine meclis karışır ve herkes kendisinden sözünü geri almasını ister 

Arkadaşlarının da ricası ile tekrar kürsüye çıkar ve keskin zekâsını gösteren ve vekilleri rahatlatan şu sözleri söyler:

“-Bu meclistekilerin yarısı eşek değildir!”

TEKERLEMELER


1. 6x6=36 dedemin bıyıkları yolda kaldı çöpçü aldı götürdü dedem bıyıksız kaldı.

2.           1,2,3,ebelik güç
                    Sonra 4,5 haydi kardeş
                    6’ya geç 7’ye gel ip ne güzel
                    Bul 8’i eş al bizi
                    9’la 10 oyuna kon 

      3.          Ben bir kareyim
                   Mendile benzerim.
                   Dört kenar dört köşe
                   Bana derler kare

4.          Ben bir üçgenim
 Dilimlenmiş yaş pastaya benzerim.
 Üç kenar üç köşe
 Haydi sende çizmeyi dene.

5.          Ben bir daireyim
                   Kocaman bir topa benzerim
                   Kendi çevremde dönerim.

6.         BİR
Bir eli alnında siper,
Sayılara gülümser.
Ne yan gelip yatar,
Ne bire bin katar.
Sayıların ilkidir, Adı birdir, bir.


      7.        İKİ
                 Saatini kurmuş,
                 Diz çöküp oturmuş.
                 Gece gündüz okur,
                 Sırtı biraz kambur.
                 Ne karga ne tilki,
                 Adı ikidir , iki.

8.          ÜÇ
Sayıları sayarken
Karşıma çıkar birden.
Ne aslan ne kaplan,
Burma bıyıklı tavşan.
Tutması güç mü güç;
Adı üçtür , üç.


9.         DÖRT
Bir eli belindedir,
Oyunlarda ebedir.
Hey aman da aman,
Fır döner her zaman.
Adı dörttür , dört;
Kuş gibi öt.

       10.      BEŞ
                  Sayıların şişmanı,
                  Çokta tatlıdır canı.
                  Ev kuşu , dev kuşudur;
                  Baş köşede oturur.
                  Adı beştir , beş;
                  Oyunlarda eş.






 
Copyright © 2011. Matematik Canavarı - All Rights Reserved